Bayramlarımız toplumsal birlikteliği sağlayan, milli ve manevi değerlerimizin hatırlandığı, güzelliklerin ve iyiliklerin yoğun olarak yaşandığı, paylaşma ve yardımlaşma duygularının zirveye ulaştığı özel günlerdir. Bu özel günlerden olan ve bu yıl aynı günlere tesadüf eden 30 Ağustos Zafer Bayramına ve Kurban Bayramına milletçe hep birlikte tekrar kavuşmanın huzur, gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

 

   Büyük Türk Milletinin en önemli hasletlerinden birisi de dini ve milli bayramlarına verdiği değerdir. Hiç kuşkusuz milli ve dini vecibelerimizi yerine getirmenin arkasında yatan mana ve hikmet, bizi Allah’a yakınlaştırması, vatan sevgimizin artması, birlik ve beraberlik duygularımızın güçlenmesi, kendimize; çevremize ve vatanımıza karşı sorumluluklarımızın farkına varmamızı sağlamasıdır. Dargınların kucaklaşması, husumet duygularının sevgiye dönüşmesi, küçüklerin büyüklere saygı, büyüklerin küçüklere sevgi göstermesi, hastaların ziyaret edilmesi, hısım ve akrabanın bir kere daha yeniden kaynaşması bu özel günlerde daha kolay olmaktadır.

 

   Bilindiği üzere; 30 Ağustos Milletimizin makus talihinin ve geri gidişinin sona erdiği, yeni umutların ve güzelliklerin başladığı Kurtuluş Savaşını taçlandıran, milli ruhumuzu ve onurumuzu yücelten, Cumhuriyetimizin doğuşunu müjdeleyen, çok önemli bir dönüm noktası ve iftihar vesilesi olan şanlı bir zaferdir. Ve tarihi boyunca karşılaştığı tüm engelleri birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik ruhuyla, inanç ve kararlılıkla aşan aziz milletimizin gücünün ortaya konulması bakımından büyük bir anlam ve önem ifade etmektedir.

 

   Herkes bilmelidir ki; bu aziz millet aynı destanları bugünde yazmaya muktedir, ecdadından feyz alan, milli ve manevi değerlerine bağlı, vatanına bayrağına, ezanına sahip çıkan vatanı uğruna gözünü kırpmadan şehit olacak milyonlarca vatan evladına sahiptir. Şehitlerimizin kanı asla yerde kalmayacaktır. Oysa vatanımızı bölmeye parçalamaya çalışan hainler geçmişte olduğu gibi bugünde en ağır dersi alacaklar ve tarihin çöplüğünde yok olacaklardır.

   

   Dolayısıyla; bir takım karanlık güçlerin maşası olan vatan haini iç düşmanlarımız ile yüzyıllardır malum emellerini gerçekleştirmeye çalışan dış düşmanlarımızın saldırılarını artırdığı bugünlerde, bayramlarımızı fırsat bilerek sorumluluklarımızı en iyi şekilde yerine getirmeli, kırgınlıkları gidermeli, milletçe birlik ve beraberlik içinde olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu asla unutmamalıyız.

 

   Bayramların paylaştıkça anlam kazandığının idrakiyle, kardeşlik hukuku içerisinde hiçbir ayırım yapmaksızın, kimseyi bayram coşkusunun dışında bırakmamaya özen göstermeli, akrabalarımızı, kahraman gazilerimizi, şehitlerimizin ailelerini, yetimlerimizi, yaşlı, hasta, kimsesiz, fakir, yardıma muhtaç vatandaşlarımızı unutmamalı, bayramın milli-manevi huzur, sevinç ve heyecanını hep birlikte paylaşmalı ve yaşamalıyız.

 

   Diğer taraftan; kurban ibadetini yerine getirirken, insan ve çevre sağlığının korunması, kesimlerin sağlıklı şartlarda yapılması hususlarında alınan tedbirlere ve kurallara mümkün olduğu kadar duyarlı olmalı, hayvanlara eziyet etmemeye ve merhametli davranmaya dikkat etmeliyiz.

   

    Bu duygu ve düşüncelerle; başta bu eşsiz vatanı bize emanet eden Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını ve tüm aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimizin, şehit ailelerimizin, sevgili Bodrumlu hemşerilerimin, değerli çalışma arkadaşlarımın ve Büyük Türk Milletinin, Zafer Bayramını ve Mübarek Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutluyor, güzelliklere vesile olmasını diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.