Kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Türk Milletinin karakterine ve geleneklerine en uygun idare” olarak ifade ettiği, Kurtuluş mücadelemizi taçlandıran, birliğimizin; dirliğimizin temeli ve geleceğimizin teminatı olan Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 94. Yılını kutlamanın gururunu ve coşkusunu bugün hep birlikte yaşıyoruz.
 
Bu vesile ile ve öncelikle Cumhuriyetimizin kurucusu büyük ATATÜRK’ü, onun kahraman silah arkadaşlarını, kanlarıyla canlarıyla bu toprakları vatan yapan tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi sonsuz rahmet dilekleriyle, minnetle ve saygıyla anıyorum.
 
Bilindiği üzere; 29 EKİM 1923 günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde Dünyanın 33. Cumhuriyeti olarak ;“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını geleceğini bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir.” ifadeleriyle ilan edilen CUMHURİYETİMİZ; Aziz milletimizin ezelden başlayıp ebede doğru devam eden kesintisiz ve hür yürüyüşündeki en önemli aşamalardan birisi olarak; Büyük Türk milletinin adeta kendi küllerinden yeniden doğduğu büyük destanı taçlandıran,Türk Milletini yeni ve sağlam esaslarıyla, emin ve sağlam bir istikbal yolunda hızla ilerleten, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan,  erdemli,  faziletli insanlar yetiştiren, Demokratik idarenin tam ve mükemmel bir örneği olan, aynı zamanda halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, Milletimizin; birlik ve beraberliğinden, bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin ve çağdaş dünyada hak ettiği onurlu yeri alma kararlılığında olduğunun göstergesi, bir yönetim şekli ve imkânsız denilenleri başardığımızın en önemli kanıtıdır.
 
Bugün; 94 yıl önce büyük lider Atatürk’ün önümüze koyduğu, “Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma” hedefinde büyük mesafeler almanın onurunu ve gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Türk insanı, Cumhuriyet sayesinde Devletin tek ve gerçek sahibi olduğunun, hâkimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğunun bilincindedir.
 
Demokratik,  laik ve sosyal Cumhuriyet ve onun kazanımları ırk, dil, din, inanç ve cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının ortak varlığıdır. Gelişen ekonomimiz, yaptıklarımız ve yapabileceklerimiz dostlarımıza güven ve övünç kaynağı olmakta, milletimize düşmanlık hisleri besleyen karanlık güçleri ve vatan hainlerini  ise  korku  ve  telaşa   düşürmektedir.
 
Ciddi risk ve tehditlerin bulunduğu yaşadığımız kritik coğrafyadaki tüm olumsuzluklara rağmen; “Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Millet” anlayışıyla, ortak tarih, ortak kader ve amaç birliğiyle, vatandaşlık kimliği ilkelerine dayanan temeller üzerinde yükselen ülkemiz, dünyanın en gelişmiş on ekonomisinden biri olmayı hedeflemiş, büyük bir Millet ve Devlet olmanın gereği olarak ecdadı gibi milyonlarca vatansız insana kucak açmış, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara sahip çıkmış, yakın bölgesine ve ötesine barış, adalet ve refahı yaymaya çalışmıştır.
 
Geldiğimiz noktadan daha aydınlık yarınlara ancak Cumhuriyetle varabileceğinin bilincinde olan Büyük Türk Milleti yönetim şekliyle kıvançlıdır. Ulaştığımız nokta, hepimize heyecan ve ümit vermekte, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmekte, milletçe daha iri ve diri olma azmimizi yenilemektedir.
 
Çağdaş, demokrat, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti; temel niteliklerini, hedeflerini, ilkelerini ve sistemini koruyarak, hür ve serbest bir ülke olarak milli ve yerli değerlerine sahip çıkarak yoluna devam etmektedir.94. kuruluş yıl dönümünde çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma çabalarımızı aynı hızla sürdürmeye; devletimizin bekası milletimizin refahı için çalışmaya, Dünyanın gelişmiş ülkeleri ile her alanda yarışmaya, mazlumların yanında, zalimlerin ve vatan hainlerinin ise karşısında olmaya, her zamankinden daha azimli ve kararlıyız.
 
Cumhuriyetimizin kurucusu; Büyük Türk Milletinin geçmişten geleceğe en değerli ışık kaynağı, büyük kahraman, asker ve devlet adamı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yolunda yürümeye, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Onu, kahraman ecdadımızı, aziz şehit ve gazilerimizi milletimizin kalbinde ve gönlünde ebediyete kadar yaşatacak ve asla unutmayacağız.
 
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kuruluş bayramını en içten dileklerimle kutluyor, bu gurur ve coşkuyu ebediyete kadar milletçe birlik ve beraberlik içinde yaşayabilmeyi temenni ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.